Korkma hakkımızı kullanıyoruz!

19 Eylül 2015, 12:43
Bu makale 2322 kez okundu
Korkma hakkımızı kullanıyoruz!
Mehmet Acet
 Çözüme ilişkin olasılıklar nedeniyle “korkmak hakkımı” kullanıyorum. Çünkü gitgide süreklilik kazanan bir propaganda ile Kıbrıs Türk halkının kafasına ki bu bana göre “kaynatılan bir cadı kazanıdır” şu siyasi görüşleri sokuyorlar.


Evet en az bizim kadar Rum da haklıdır çünkü 1974’de büyük oranda Kuzey’deki mülkünü kaybetmiştir. 

Evet Rum halkı da bizim kadar acı çekmiş, o da göç yollarında savrulmuştur! 

Evet Rum halkı ile 1974’den önce birleşik Kıbrıs’ta birlikte yaşıyorduk, Barış Harekâtı nedeniyle Kuzey ve Güney coğrafyalarına ayrıldık. 

Evet Rum halkı ile yeniden birleşik Kıbrıs’ı oluşturmak mümkündür. 

Evet çözüm olacaksa bir bedel ödememiz gerekmektedir! 

AKINCI DA SÖYLÜYOR: Tabi “iki bölgelilikten ve siyasi eşitlikten asla vazgeçmeyiz” diyor. Kendi kurucu devletimizin sahibi mutlağı biz olacağız diyor. Fakat şunu da söylüyor: “Unutmayın diyor, Rumlar da acı çekti!” “Bir çözüme varmak için tabi bir bedel ödenecektir” diyor. Garantiler konusunda “tatmin edici bir çözümü sağlamak için üç garantör ülkenin addaki iki toplumla uzlaşıya varması gerekir” diyor… 

“Adadaki AB ve BM’lerin rolleri yadsınamaz” diyor. 

HEPSİNİ TOPLUYORUM: Eşitlikten sonra sonuca bakıyorum. Okuduğum şu oluyor: 

1. Kuzey’in büyük bölümü Rum’a iade edilecek! 

2. İade edilecek bölgelere Rum nüfus kaydırılacak! 

3. Federe Devlet askerden arındırılacak. Garantörlük kalkmasa bile “garantör ülkelerin askerleri sembolik olacak!” 

4. Fakat adanın güvencesi ile tüm temel hukuk normları ve İnsan Hakları, BM’lerle AB kıstasları içinde uygulanacak. 

5. İkamet yeri ile mülkünü kaybeden Türk nüfus yeni yerleşim yerlerine kaydırılacak…

RUM BU OLASILIKLARIN DIŞINDA BİR ÇÖZÜM KABUL ETMEZ! Tabi eğer ben “kötü düşüncelerimle korkularımın psikozuna düşmemişsem” diyorum ki Rum tarafı için en kabadayısından kabul edeceği çözüm Kuzey’i büyük oranda yutacağı çözümdür bir, adada asla Türkiye olmayacaktır iki!



**********

KKTC hep ayni! (Ömrü “sistem bozuk” lafları ile geçiyor!) 

Farklı düşünce ve görüşlerimizden dolayı birbirimize fena halde kızıyoruz! Dahası birbirimizi anlamadığımızı hatta hiç anlamak istediğimiz kanaatine varıyoruz. Dolayısıyla kamplara ayrılıyor “yandaş kafalarla” kendimizin yarattığı kendi dünyalarımıza kapanıyoruz! 

MESELA: Geçen gün çok şaşırmıştım. Çiftçiler Birliği Başkanı Hükümeti “sermayenin çıkarlarına hizmet etmekle suçluyordu.” Oysa sistem her iki “unsurun” da birbirini tamamlayıp birlikte kalkınıp kazanması üzerine oluşur. Eğer “Sermayeden” kasıt “finansmanı elinde tutan özel sektörse” çiftçi onsuz nasıl varlık olabilir ki? 

Oysa oluyor çünkü bugüne kadar birbirlerinin tamamlayıcıları ile birbirlerinin çıkarlarını birlikte koruyacakları bir sistemi” oluşturamadılar! Çünkü “devlet” her zaman “her iki sektörün” da arasında “devletçiliğinin tüm hükmüyle” yer aldı! Toprak Ürünleri Ofisi bunun ispatı olmakta… O zaman da memleketin Ticaret ve Sanayi erbabı ile üretimin şah damarında atan Çiftçi ayrı gayrı rotalarda ve kendi yalnızlıklarında “var olmak için” çabalamak zorunda kalıyorlar. Üstelik birbirleri ile çatışarak! 

Aslında hemen her mesleki kesim bu sürecin çarkları arasındadır! En tepede gelip giden Hükümetlerin yönetme erki oranında şekillenen bir devlet, alt kademelerinde de Devletin oluşturduğu “sistemler ve mekanizmalar” içinde oluşan “Kurumlar ve Kuruluşlar!” 

SONUÇ: 1974’den beridir yeni ders yılı başlamadan “Okulların sorunlarını üç aylık tatil süresinde giderecek bir kalıcı Devlet sistem ve kuralı oluşturulamadı!” Hayır, olay “parasızlık sorunundan” kaynaklanmıyor. Öyle olsa bu memlekette “fukara devletin hakkı vardır” diyecek yığınla insaflı insan vardır! Oysa sorun “yaz ayları döneminde yoğun şekilde çalışması gereken Maarifle ilgili birimlerin “öğrenci ve öğretmenlerle” birlikte tatile çıkmalarından kaynaklanmaktadır. Bunun da adına “ciddiyetsizlikle savsaklama” denmektedir! 

MESELA: Geçen gün yine sesler arşı alaya yükseldiydi. “Sağlık servislerindeki en büyük sorun sistemsizliktir deniyordu!” Bu ne menem bir “sistemdir” ki hangi taşı kaldırsanız altından “sistemsizlik” olarak çıkıyor! Oysa çok değil daha bir süre önce Hastanelerde randevulu sistem bile devreye sokulmuştu. Belli ki artık o da yürümüyor! 

ASIL SORUN. Hiçbir iş insanı, şirket yahut benzeri meslek erbabı kesimler, devletin ihalelerine katılmak istemiyor! Çünkü “paralarını gününde ve varılan sözleşme usulünde” ödendikleri görülmemiştir. Devlet kendi “mesleki kesimlerini” takıyor! O kadar ki artık öğrencileri taşıyan otobüs sahip ve şirketleri zamanında ödenemedikleri için ihalelere katılmak istemiyorlar. Acı bir tecelli!

VE DİKKATİNİZ ÇEKERİM: Eğer bir çözüm olursa “bu devlet federasyona işte bu sorunlar ve sistemsizliklerle zafiyetler sarmalında katılacaktır!” Eğer Rum’un Türk’e iyileştirme için himmette bulunacağı sanılıyorsa büyük hata! Hele Türkiyesizliğe mahkûm bir devlet konumuna düşürülürsek, başımıza nelerin geleceğini düşünmek bile istemiyorum!

**********

Kısaca takıldığım: (Devlet palyatif tedbirler almaz!) 

Şht. Ertuğrul İlkokulunda olagelenlere baktık ve sorduk: Bu mudur siyasi iktidar erki? Ki Devlet her zaman “güçlüdür!” Oysa olanlara bakıyoruz bu ülkede artık teamül haline geldi, son sözü “sendikalar ve örgütlü Mesleki Birlikler” söylüyor. Hem de bizatihi Devletin kendilerine bahşettiği “kural ve demokratik hakları ile!” Pekala ya devletin “kendi hukukundan çıkan kanun ve nizamları nerede?” 

Mesela Şht. Ertuğrul’da okulun açıldığı gün öğretmenlerine ders başı yaptırtamayan devlet, ikinci gün cezai müeyyideye başvurarak okulun yönetici ve öğretmen kadrosunu başka okullara nakletti. Yerlerine de başka okullardan öğretmen ve idareci atadı? Oldu mu? Ne kolay! Pekala, soralım: Ya üç dört okul ayni eylemi yapsalardı Eğitim Bakanlığı ne yapacaktı? Ayni uygulamayı mı ki mümkün değil! Söylemek istediğimiz şudur: “Devlet memleketi günübirlik palyatif tedbirlerle yönetmez. Kalıcı kural ve vazgeçilmez hukuk üstünlüğü ile yönetir.” KKTC’nin en büyük zafiyeti de budur! 

banner120

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    
    banner119
    Hava Durumu
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    SPOR TOTO SÜPER LİG

    Tür seçiniz:
    E-Gazete
    • Haber-Sistemi - 10 Ağustos 2011Manşeti
    Karikatür
    • Twiit
    Sen de Yaz
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri
    Siz de yazmak istemez misiniz?
    Ziyaretçi Defteri
    Arşiv