Erdoğan: Kimsenin hayat tarzı tehdit altında değil

Muhtarlar Toplantısında konuşan Erdoğan, ‘Türkiye’de kimsenin hayat tarzı tehdit altında değil. Aksini iddia eden bunu ortaya koymak zorunda’ dedi. Sarayındaki 33. Muhtarlar Toplantısı’nda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’de kimsenin hayat tarzının baskı altında olmadığını iddia etti. ORTAKÖY’DE FEVERAN EDENLER GAZİANTEP’TE SUSMUŞ! Erdoğan, Reina saldırısına dair yorumunda “Saldırıların amacı bizi birbirimize düşürmektir. Toplum içindeki fay hatlarını ...

05 Ocak 2017 Perşembe 08:27
Bu haber 157 kez okundu
Erdoğan: Kimsenin hayat tarzı tehdit altında değil
Muhtarlar Toplantısında konuşan Erdoğan, ‘Türkiye’de kimsenin hayat tarzı tehdit altında değil. Aksini iddia eden bunu ortaya koymak zorunda’ dedi.

Sarayındaki 33. Muhtarlar Toplantısı’nda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’de kimsenin hayat tarzının baskı altında olmadığını iddia etti.

ORTAKÖY’DE FEVERAN EDENLER GAZİANTEP’TE SUSMUŞ!

Erdoğan, Reina saldırısına dair yorumunda “Saldırıların amacı bizi birbirimize düşürmektir. Toplum içindeki fay hatlarını derinleştirme amacı güdenler her fırsatı kullanmaktan geri durmuyor. Türkiye’de etnik kimlik üzerinden siyaset yapılmasına benim kadar karşı olan yok. Tüm siyasi hayatım bununla mücadeleyle geçmiştir. Ortaköy’deki olay da bizim canımızı yakar, Beşiktaş’taki olay da. Çünkü biz sorumluluğumuzun farkındayız” dedi. Erdoğan, “Ortaköy’de feveran edenlerin Gaziantep saldırısı sonrası sustuğunu” iddia etti.

YAŞAM TARZIM TEHDİT ALTINDA DİYEN BUNU ORTAYA KOYMAK MECBURİYETİNDEDİR

“14 yıllık iktidarımızda yaşam tarzı baskısına maruz kalan tek bir kişi var mıdır” gibi iddialı bir soru soran Cumhurbaşkanı, “Bunu yaşam biçimine kaydırmanın hiçbir anlamı yok. Bunlar ülkemizi bölme operasyonundan, zihin karıştırmadan başka bir şey değildir. Kimsenin hayat tarzı sistematik bir tehdit altında değildir. Aksini iddia eden bunu ortaya koymak mecburiyetindedir. Türkiye’de hayat tarzı baskısı altında olan var mı?

Kimin yediğine, içtiğine, giydiğine karışılmıştır, soruyorum. Ben de tasvip etmediğim şeyleri söylemişimdir ama asla kimsenin hayat tarzına müdahale etmedim” şeklinde konuştu.

Erdoğan, “Türkiye’nin yaşam biçimi nedeniyle herhalde en çok saldırıya uğrayan siyasetçisi bu kardeşinizdir” ifadesini kullandı.
Erdoğan’ın konuşmasındaki satır başları ise şöyle:

“Terör bir kez daha hedef aldı. Bu saldırıların amacı bizi birbirimize düşürmektir. Türkiye terör örgütleri üzerinden adete ateşle imtihana tabi tutuluyor. Bu saldırılarla başa çıkacak güce sahibiz.
”ZAFERE ULAŞACAK GÜCÜMÜZ HER ZAMAN VARDIR”
Biz sadece Balkanlardan çekilirken en az 2 milyonun üzerinde kayıp vermiş bir ülkeyiz. Mübadeleler ve diğer nüfus hareketlerinin ardından ilk nüfus sayımını yaptığımız 1920’de yaklaşık 13,5 milyon nüfusumuz olduğunu görüyoruz. Böylesine acı çekmiş bir millete yapılmış bu saldırılar karşısında teslimiyet asla olmaz. Mücadeleye yeniden başlayacak ve zafere ulaşacak gücümüz her zaman vardır.
Ne demiş Köroğlu: Mert dayanır, namert kaçar. Bizim milletimiz her zaman mert olmuştur.

“KAYBEDERSEK SEVR TEZGAHI ÖNÜMÜZE GETİRİLECEK”


Bugün Türkiye yeni bir İstiklal Mücadelesi içindedir. Bu mücadeleyi kazanırsak 2023 hedeflerimize de ulaşacağız. Kaybedersek, 100 yıl önce başarılamayan bir Sevr tezgahı yeniden önümüze getirilecek. Tüm vatandaşların bu bilinçle meseleye yaklaşması, üslubunu ona göre belirlemesi gerekiyor. ‘Türkiye teröre teslim oldu’ demek, teröristle aynı safta yer almaktır. Bu sözü ifade eden kişi siyaset yapmıyor, sadece kendi ülkesinin karşısında oluşturulan şer ittifakının değirmenine de su taşımış oluyor.

“GERÇEKLER ORTAYA ÇIKIYOR”


Türkiye’de etnik kimlik ve inanç üzerinden siyaset yapılmasına benim kadar karşı çıkan başka birisi daha var mıdır? Tüm siyasi hayatım bu mücadeleyle geçmiştir. Ülkemizde yıllarca Kürt sorunu kavramını istismar edenlerin dertlerinin Kürt kardeşlerim olmadığı çukur eylemleriyle ortaya çıkmıştır. Dürüst davranmadılar, hep yalan söylediler. Ama şimdi gerçekler ortaya çıkıyor.”

“NE FARK VAR?”


DEAŞ’ın Gaziantep’te yaptğı canlı bomba saldırısı ile, her yönüyle profesyonel bir eylem olduğu görülen Ortaköy saldırısı arasında ne fark var? Ortaköy saldırısı ile ilgili bu kadar yazanlar, söyleyenler Gaziantep ile ilgili ne yazdılar, ne söylediler? O da büyük bir vahşet değil miydi? Orada niye sustunuz? İşte bizim farklılığımız burası. Gaziantep’teki olay da canımızı yakar, Ortaköy’deki olay da canımızı yakar. Çünkü biz sorumluluğumuzun dört dörtlük farkındayız. Bunların hepsi de terör eylemidir.

“AMAÇ KUTUPLAŞTIRMAK”


Saldırgan o gece orada değil de, ertesi gün bir pazar yerinde aynı eylemi yapsa, aynı sayıda insanı katletse yine benzer tavırlar sergilenecek miydi acaba? Buradaki amacın Ortaköy’de ölenlerin yasını tutmak değil, değerler üzerinden bir çatlak oluşturup toplumu kutuplaştırma olduğu çok açıktır.
Ben daha yakın zamanda, 6-8 Ekim olayları sırasında sadece sakalından, kıyafetinden dolayı sokaklarda dövülen hatta öldürülen insanlardan örnekler verebilirim.

79 milyon vatandaşımızın tamamının Cumhurbaşkanı olarak herkesin hakkını, özgürlük alanını korumak benim görevimdir.

Bu arkadaşınız İstanbul’da 4,5 yıl Belediye Başkanlığı yaptı, 11 yıl kesintisiz olarak Başbakanlık yaptım. 2,5 yıl da Cumhurbaşkanlığı görevini yürütüyorum. Görev verdiniz ben de görevimi yapıyorum. Buradan sormak istiyorum: Yaptığım her işin, attığım her adımın, ağzımdan çıkan her sözün kamuoyunun önünde cereyan ettiği bu uzun süre içinde hayat tarzından dolayı baskı gören bir kişi var mıdır? Bütün bunlar ortadayken, bakıyorsunuz birileri sosyal medyayı kullanıyor, birileri köşelerinden… Hala utanmadan sıkılmadan bunları yazabiliyor. Herkes gibi ben de tasvip etmediğim görüşleri eleştirmişimdir ama asla temsil ettiğim kamu gücünü kullanarak kimsenin hayat tarzına müdahale sayılabilecek bir yola başvurmadım.

“HERKES GİBİ BEN DE ELEŞTİRMİŞİMDİR”


Herkes gibi ben de tasvip etmediğim görüntüleri, ifadeleri eleştirmişimdir. Bunları da bireysel ifade özgürlüğümün sınırları dahilinde söylemişimdir ama asla temsil ettiğim kamu gücünü kullanarak, kimsenin hayat tarzına müdahale sayılabilecek bir yola başvurmadım. Bu yönde bir uygulamaya asla tevessül etmedim. Kurucusu olduğum siyasi partinin de bu yönde girişimi, adımı hiçbir zaman bu noktada olmamıştır.

“GÜN DÖVİZ ALMA GÜNÜ DEĞİL; DÖVİZ SATMA GÜNÜDÜR”

İçinden geçtiğimiz günler, ‘döviz alınacak’ değil ‘döviz satılacak’ günlerdir, bunu özellikle söylemek istiyorum. Hiçbir kriz sürdürülebilir değildir. Ülkemize yönelik saldırılar da aynı şekilde ilanihaye devam edecek değildir.
Dayanma gücümüzü bir süredir sınadılar, sınıyorlar. Birlik ve beraberliğimizin kolay kolay bozulamayacağını gördüler. Ben milletimle iftihar ediyorum.

banner120
Anahtar Kelimeler: Barbaros Şansal tc

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    
    banner119
    Hava Durumu
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    SPOR TOTO SÜPER LİG

    Tür seçiniz:
    E-Gazete
    • Haber-Sistemi - 10 Ağustos 2011Manşeti
    Karikatür
    • Twiit
    Sen de Yaz
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri
    Siz de yazmak istemez misiniz?
    Ziyaretçi Defteri
    Arşiv